İcra Müdürlükleri'nin yapısı ve işleyişi

İcra İflas Müdürlükleri, bir alacağın, hakkın yerine getirilmesinde devlet gücünün kullanılması amacıyla kurulmuş birimlerdir.

 Devlet, bir alacağın tahsili ya da bir ilamın yerine getirilmesi hususunda alacaklıya bunu icra müdürlükleri vasıtasıyla yerine getirme imkanı sunmaktadır. Elbette ki devlet bu hizmeti verirken alacağın tahsilinde veya işin yerine getirilmesinde ne derece rol oynamış ise yapılan işlem de o oranda tahsil ve cezaevi harcı adı altında bir kısım tahsilatlar yapmaktadır.

 Hukuk sistemimizde 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 1932 yılında yürürlüğe girmiş, zaman içerisinde bir takım değişikliklere uğramış ise de hala bu kanun yürürlüktedir. İcra müdürlüklerinde yapılan işlemlerde bu kanun esas alınmaktadır. Dolayısıyla icra hukuku ile ilgilenen her avukatın kanun maddelerini ezbere bilmesi gerekmemekte ise de bu kanunun temel hüküm ve ilkelerine hakim olması gerekmektedir. İcra hukuku tamamen şekli hukuktur. Şekli hukuktan kasıt madde metinlerinin maddede belirtilen şekilde ifa edilmesi zorunludur. Yoruma açık değildir. Kanunda belirtilen sürelerin değiştirilmesi mümkün değildir. İcra işlemlerinin kanunda gösterildiği şekilde ve kanunda belirtilen süreler içerisinde yapılması temel kuraldır. Buna aykırılık işlemin iptalini gerektirecektir. Bu da müvekkil için hak ve para kaybı anlamına gelmektedir.

 Her yargı ili çevresinde yeteri kadar İcra dairesi bulunmaktadır. İcra daireleri , İcra Müdürü, Müdür yardımcıları ve katiplerden oluşmaktadır. İcra müdürleri genellikle müdürlüğün işleyişi, kasanın tutulması gibi işlemlerden sorumlu olup, icra müdürlüğünde çoğunlukla karar verenler icra müdür yardımcılarıdır. İcra müdür yardımcılarının verdiği karar doğrultusunda müzekkere yazmak, tebligat göndermek, hacze gitmek gibi sair işlemler katipler tarafından yerine getirilmektedir. Özetle, İcra müdürlüğünde işlem için öncelikle müdür yardımcısından karar almak ardından verilen karar doğrultusunda katipler vasıtasıyla işlem yapmak gereklidir.

 İcra müdürlüklerinde ” esas” ve “talimat” olmak üzere iki tip dosya bulunmaktadır. Esas dosyalar, İcra müdürlüğünün bulunduğu yargı bölgesinde başlatılan dosyalardır. Her icra müdürlüğü kendi yargı sınırları içerisinde işlem yapabilir. İşlem yapılacak yer, icra müdürlüğünün yargı sınırları dışındaysa icra müdürlüğü bu işlemleri talimat yoluyla yaptırır. Örneğin Esas icra takibini İstanbul’dan başlatmış iseniz, Yalova’daki bir adrese İstanbul İcra müdürlüğü hacze gidemez. Bu işlem için İstanbul İcra müdürlüğü, Yalova İcra müdürlüğüne Talimat yazmak mecburiyetindedir. Gelen talimat üzerine Yalova İcra Müdürlüğü, talimat dosyası oluşturur. Talimatın gereğini yerine getirdikten sonra Esas İcra Müdürlüğüne bu hususta bilgi verir. Bir diğer örnek yine İstanbul’dan başlatılmış bir icra takibinde, kaydına haciz konulan bir gayrimenkul Çerkezköy’de ise İstanbul İcra Müdürlüğü gayrimenkulün kıymet taktiri ve satışı için Çerkezköy İcra Müdürlüğüne talimat yazmak mecburiyetindedir. Aynı şekilde Çerkezköy İcra Müdürlüğü talimat numarası vermek suretiyle önce dosyanın kaydını yapacak, ardından talimatın gereğini yerine getirerek Esas icra Müdürlüğü olan İstanbul’a bu hususta bilgi verecektir. Özetle İcra Müdürlüklerinde Esas olarak kayda açılan dosyalar ayrı numara verilmek suretiyle ayır bir bölümde, başka icra müdürlüklerinden gelen talimatlar için açılan talimat dosyaları ise ayrı numara verilmek suretiyle ayrı bir bölümde muhafaza edilmektedir. Bu yüzden İcra Müdürlüğü’ne gidip, 2015/1438 dediğinizde bu numarada hem esas hem de talimat dosyası bulunacağından, dosyanın esas mı talimat mı olduğunu da söylemeniz gerekecektir.

Esas numarası verilirken takibin başlatıldığı yıl başlangıç olarak alınmakta, sistem tarafından diğer numara otomatik olarak belirlenmektedir. Dolayısıyla dosya numarasının isteğe göre belirlenmesi söz konusu değildir.

120371cookie-checkİcra Müdürlükleri'nin yapısı ve işleyişi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*