Kılık kıyafetine aldanıp müvekkili küçümserseniz, ne kaybettiğinizi asla bilemezsiniz.

Malesef ki insanlar, kılık kıyafetlerine, kullandıkları arabaya, oturdukları eve göre sınıflandırılıyor.

Parayla imanın kimde olduğu bilinmez derler ya, avukatlıkta da iyi kazandıracak işin kimden geleceğini asla bilemezsiniz.

İlk bakışta, varlıklı insanların, özellikle ticaretle uğraşanların daha çok hukuki ihtilaf yaşadığı ve avukata ihtiyaç duyduğunu düşünebilirsiniz. Ancak asıl potansiyel müvekkil, sizin hiç hesaba katmadıklarınızdır.

Uunutmayın herkes, potansiyel müvekkil adayıdır.

Serbest çalışan her avukatın meslek hayatında çıta atlamasını sağlayacak kupon davaları olur. Kimisinin karşısına bu tür işler mesleğin başında gelirken, kimisine 10 yıl sonra gelir. Bu biraz da sizin şansınıza ve azminize kalmış.

Kupon davanın kimden geleceğini asla bilemezsiniz. Gariban bir müvekkilin işini takip ederek dahi yüzbinlerce lira kazanmanız mümkün. Örneğin ölümlü bir iş yada trafik kazasında ölen kişinin yakınları adına açacağınız destekten yoksun kalma tazminatı davası, veya 15-20 yıldır çalıştıkları işten çıkarılmış /ayrılmış bir işçi grubunun, ihbar, kıdem, fazla mesai ve benzeri alacaklarına ilişkin davalarından alacağınız vekalet ücretleri sizi ihya eder.

Durumu örneklersek;

Her biri 15 yıl çalışmış 20 kişilik bir işçi grubu için, her bir işçi lehine 80.000 TL hükmedilse ve sözleşme vekalet ücretiniz %15 olsa, herbirinden sözleşme vekalet ücreti, dava vekalet ücreti ve icra vekalet ücreti olmak üzere elinize geçecek tutar, 20 kişi için yaklaşık (12.000 + 8800 + 2500) x20 = 470.000 TL olacaktır.

Aynı şekilde ceza davalarında da özellikle tutuklu işlerde sanığın maddi durumu çok iyi olmayabilir. Ancak söz konusu olan özgürlükse, sanığın içinde bulunduğu durumdan biran önce kurtulmak için ailesine, yakın çevresine yapacağı baskı, sanık yakınlarının tutukluyu bir an önce tahliye ettirebilmek için göstereceği çabayla birleştiğinde, insanlar yeri gelmekte, vekalet ücretini ödemek için evlerini, arabalarını satmakta, yastık altında tuttukları birikimlerini bozdurmaktalar.

Elbette ki size bu durumdan faydalanın demiyoruz. Hatta maddi durumu kötü ancak gerçekten haksızlığa uğradığını düşündüğünüz sanıklar için, emeğinizin de karşılığını almak şartıyla, gerekli kolaylığı göstermenizin, erdemli bir avukattan beklenen şey olduğunu özellikle vurguluyoruz.

Özetle insanları kılık kıyafetlerine ve maddi durumlarına göre sınıflandırmadan, “bundan iş gelmez” diye düşünmeyin, kartınızı verin..

Belki kendisinin olmaz ama bir yakınının güzel bir işini alabilirsiniz.

120570cookie-checkKılık kıyafetine aldanıp müvekkili küçümserseniz, ne kaybettiğinizi asla bilemezsiniz.

2 yorum

  1. Yazılarınızın devamını diliyorum. Özellikle mesleğe yeni başlayan avukatlar için çok yararlı.

    • Biz bu konularda kaynak sıkıntısı yaşadık. Hukuk kültürüne mütevazi de olsa katkımız oluyorsa ne mutlu bize…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*