Serbest avukatlık yapmak isteyenlere tavsiyeler -1

Hakkını vererek yaptığınızda, avukatlığın size sunacakları, emin olun tahmin edeceğinizden çok daha fazlasıdır.

İki tür avukat vardır. İşçi avukat ve patron avukat.

Bir çok avukat, müvekkil edinmenin, çevre olmadan çok zor olduğunu düşünür. Bu nedenle kendi bürosunu açmak yerine maaşa talim etmeyi, işçi avukat olmayı ve öyle kalmayı seçer. Ancak emin olun, şu an iyi kazanan ve başarılı bir çok avukat, belki de sizden çok daha kötü şartlarda mesleğe başlamıştır. Yapmanız gereken zamanınızı doğru hamlelerle, doğru şekilde kullanmak.

Müvekkil edinme konusunda tavsiyelerimiz olacak. Ancak daha öncesinde yapmanız gereken başka şeyler var.

Yeterli hukuki donanıma ulaşabilmek adına bir süre maaşa talim etmeniz gerekecek elbette. Ancak asıl hedefiniz kendi işinizin patronu olmak yerine etliye sütlüye karışmadan maaşla mesleği sürdürmekse, sizin için verebileceğimiz tavsiyemiz malesef yok.

Ancak amacınız, bağımsız çalışmaksa ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, işte size bu konuda birkaç naçizane tavsiye;

Hazır hissettiğinizde maaşa talim ettiğiniz o işyerinden kurtulun

Başkasına çalışmaya devam ettiğiniz müddetçe, kendi müvekkil portföyünüzü oluşturamazsınız. Kimi avukatlar, kendi bürolarını açmak için ellerinde yeterince iş birikmesini, yeterince müvekkil edinmeyi beklerler. Arada eşten dosttan davalar gelir. Ancak tüm vaktinizi çalıştığınız büroya ayıracağınızdan, o işyerinden ayrılmadığınız müddetçe, yeterli müvekkil portföyünüz asla oluşmayacak bu planınız hayalden öteye geçmeyecektir.

Çalıştığınız büro sizden memnunsa,  ofise iş getirebileceğinizi ve vekalet ücretini % 50 bölüşmeyi teklif edecektir. İlk bakışta bu size cazip gelebilir. Ancak sizin bağımsızlığınız önüne koyulan koca bir engeldir bu. Mesleğin ilk yıllarında, büroya iş getirmenizde sorun yok. Zaten mevcut tecrübenizle işin altından tek başına kalkmanız mümkün değildir. Hem %50 de size ekstra gelir demektir. Ancak tek başına destek almadan yapabileceğiniz işleri %50 ortaklıkla büroya getiriyorsanız, bu noktada hata yapıyorsunuzdur.

Hayatta herşey, göründüğü gibi değildir:

Sigorta şirketleri nasıl çalışır bilir misiniz? İşe aldıkları yeni elemana, yapacağı her sigorta için oldukça makul bir prim sunarlar. Bir de ekip liderleri vardır. Ekipteki işçilerin yaptığı sigortalardan prim alan. Bir süre sonra aynı pozisyona işçinin geçeceğini taahhüt ederler.  İşçi de o gazla, prim kazanabilmek için önce yakın çevresine saldırır. Sonra eşe dosta… Normal şartlarda sigorta yaptırmayacak olan insanlar, akrabasını arkadaşını kırmamak adına sigortalı olurlar. İlk birkaç ay böyle güzel gider ve primler alınır. Ancak bir süre sonra sigorta yaptıracak insan bulamazlar. Prim de gelmez doğal olarak. Yüksek pozisyon vaadi ise hayaldir. O pozisyonlar yıllardır doludur zaten… Bu vesileyle sigorta şirketi,  işçiden alacağını alır. Yerine yenisi işe alınır… Özetle sizi işe alarak ve iyi prim vererek iyilik yaptığını düşündüğünüz insanların asıl amaçları, sigorta poliçelerini yakın çevrenize satabilmeniz için sizden faydalanmaktan başka birşey değildir. 

Çalıştığınız büronun sizi tutabilmek adına uygulayacağı ikna taktiklerinden biri de, büronun idaresini, işleri bir süre sonra size bırakacağı vaadidir. Siz de kurulu düzen işleyen ve müvekkil portföyü olan büronun başına geçeceğiniz günün hayalini kurarsınız. Yıllar geçer ancak patron avukat bir türlü mesleği bırakmaz. Bunun sizi motive etmek için bir taktik olduğunu anladığınızda da, hazır olduğunuz halde kendi büronuzu açmadan geçirdiğiniz onca yılınıza yanar durursunuz…

Patronun işi bıraktığını ve size emanet ettiğini dahi varsaysak, siz her halükarda emanetçisinizdir. Bu şekilde bağımsızlığınızı kazanmanız mümkün değildir. İşçi – patron ilişkiniz her daim devam edecektir. Bizim patron avukatlıktan kastımız, tamamen sizin kontrolünüzde olan, kimseye tabi çalışmadığınız bir hukuk bürosu veya avukatlık ortaklığı… Patronunuzla yapacağınız avukatlık ortaklığında ise, geçmişte aranızda işçi – patron ilişkisi olduğundan, gerçekten patron olmanın nasıl bir duygu olduğunu asla hissedemezsiniz. Bu yüzden bizim bahsettiğimiz yeni bir ortaklık…

Patron olarak çalışıp 3 lira kazanmak, işçi avukat olarak çalışıp 5 lira kazanmaktan çok daha keyiflidir.

Bir hukuk bürosunu sıfırdan kurmak için öyle büyük miktarda birikime ihtiyacınız olduğunu düşünmeyin. Tek başına finanse edemeyeceğinizi düşünüyorsanız, tanıdığınız, bildiğiniz bir meslektaşınızla masraf ortağı olabilir yada avukatlık ortaklığı yapabilirsiniz. Bu şekilde masrafları bölüşmek de ilk başlardaki maddi sıkıntıyı atlatmanızda size yardımcı olacaktır.

Eğer tek çalışacaksanız ve gücünüz ucuz bir handa tek odalı ofise yetiyorsa, masraf ortağı arayan bir hukuk bürosunda başlamanız çok daha mantıklı bir seçim  olacaktır. Her ikisinin de maliyeti, sizin için neredeyse aynı olacaktır. İş görüşmelerinizi yapacağınız ofisinizin konumu, dekorasyonu, yeni iş alabilmeniz açısından düşündüğünüzden çok daha önemlidir.

Yaklaşık 6 ay kadar sizi finanse edebilecek kadar birikiminiz olmalı… Maddi kaygılar, işinize konsantre olmanızı engeller. Aylık ne kadar gideriniz olduğunu hesaplayın ve 6 ay hiç iş alamasanız dahi hayatınızı idame ettirmeye yetecek kadar birikim yapın.  İş almaya başlamanız 6 ayı bulmayacaktır elbet. Ancak para sirkülasyonu hemen başlamayabilir.  Bu yüzden biraz sabırlı olun.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

Refresh