Uygulamada avukatlık ve mesleğe yeni başlayanlarca en sık yapılan hata

Mesleğe yeni başlayan veya stajyer olan genç avukat arkadaşlar, duruşmaya girdiklerinde, acemi olduklarını belli etmemek adına renk vermemeye çalışırlar.

Çalıştıkları ofis tarafından kendilerine duruşmada söylenmesi gereken şeyler öğretilir. Kurulacak cümleler tekrar edilir. Gerekirse dosyanın bir köşesine notlar düşülür. Genellikle ;

“Dava dilekçemizi tekrar ediyoruz, davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz”

“Cevap dilekçemizi tekrar ediyoruz, davanın reddini talep ediyoruz”

“Önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz. Eksiklikler giderilsin”

“Dosyanın bilirkişiye tevdiini talep ediyoruz” gibi kalıplaşmış cümlelere çalışır gelirler.

Ya düşünüldüğü gibi olmazsa? Ya dosyada farklı bir gelişme olursa, o zaman da aynı şeyler mi söylenecektir? Böyle bir olasılığı düşünmek bile istemezler.

Genç bir avukatın duruşmada hatalı beyanda bulunması elbette ki mümkündür. Hepimiz zamanında benzer hatalar yapmışızdır. Yeni avukatlar /stajyerler, duruşmada hakime tecrübeli gibi görünmek isterler. Ancak tecrübesiz olmaları, utanılacak bir durum değildir. Asıl tecrübeli gibi görünmeye çalışırken tecrübesiz olduğunuzun ortaya çıkması sizi utandırabilir. Duruşma salonunda izleyiciler, kıdemli avukatlar olabilir. Sanmayın ki böyle bir durumda onlar sizi küçümserler. Zamanında hepsi zamanında benzer tecrübeleri yaşadılar. Emin olun ki onlar, siz bir hata yaptığınızda,  düzeltmek isterler. Kaş göz işareti ile hata yapmamanız için sizi yönlendirmeye çalışanlar dahi olur. Ancak açıkça müdahale edemeyeceklerini bildiklerinden  hata yapmanıza engel olamayabilirler.

Uygulamada yeni avukatlar, özellikle stajyer avukatlar tarafından sıklıkla yapılan bir hatadan bahsetmek istiyorum;

Özellikle stajyer avukat meslektaşlarımız, stajlarının ikinci yarısında, İcra Mahkemelerindeki duruşmalara girebiliyor olmaları nedeniyle, davacı borçlunun duruşmaya gelmediği duruşmalarda hakimin, “davayı takip ediyor musunuz” sorusundaki “Takip” kelimesini “Dosyayla ilgileniyor musunuz” şeklinde algılayıp, “Elbette takip ediyoruz” dediklerine, bazı hakimlerin, stajyerin anlayabilmesi adına bunu birkaç kez sorduklarına, stajyerlerin hala anlamaması üzerine “Sen kaşındın” der gibi bir üslupla davaya devam ettiklerine şahit oluyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, söyleyeceği cümleleri önceden hazırlamış olan stajyer avukata, çoğu zaman karşı tarafın duruşmaya gelmemesi halinde ne yapacağı hususu, o ihtimal akla gelmediğinden söylenmez, unutulur. Bu aşamada davalı vekili olarak duruşmaya giren stajyer bir avukatın yapması gereken, karşı taraf eğer gelmemişse, hakimin, “Siz takip ediyor musunuz” diye sormasını beklemek, eğer sorarsa da “Etmiyoruz” demek olmalıdır. Davalı vekili olarak da yenileme hakkınız vardır merak etmeyin. Ancak takip ederseniz, müracaata bırakılacak ve sizin lehinize sonuç doğuracak bir durumu engellemiş ve borçluya bir nevi kıyak yapmış, dosyasını düşürmemiş olursunuz.

Bir kısım davalar, (yetki itirazı gibi), davacı tarafından takip edilmese de, müracaata bırakılmaz ve mahkemece sonuçlandırılırlar. Bu gibi durumlarda, davacı taraf gelmemişse ve dosyanın müracaata bırakılmayan dosyalardan olup olmadığını bilmiyorsanız, kimse sizi ayıplamaz merak etmeyin.

Eğer davacı gelmemişse ve hakim size  söz verirken “Takip ediyor musunuz?” diye sormazsa, siz hakime “Takip etmezsek müracaata kalacak mı?” diye sorun. Hakim size gerekli cevabı verecek, “Sizin takip etmemeniz durumu değiştirmiyor devam ediyor” veya buna benzer birşey diyecektir. Siz de alacağınız cevaba göre hareket edersiniz.

Aksi bir hakim de denk gelebilirsiniz.. Sorunuza cevap vermeyip, “Beyanınızı söyleyin” diye üsteleyebilir.  Öyle bir durumda da moralinizi bozmayın. Her meslekte iyisi de var kötüsü de. Stajyer olmanıza rağmen bilmediğinizi bile bile size o şekilde davranıp zor duruma düşmenize sebep oluyorsa, o, kendisinin ayıbıdır. Böyle bir durumda beyanınız şöyle olsun: ” Davacı taraf hazır bulunmadığı için, bizim de takip etmememiz halinde dosya işlemden kaldırılacaksa, biz de takip etmiyoruz. Kaldırılmayacaksa da, cevap dilekçemizi tekrar ediyoruz”

Bazen hakimler, bundan çok daha anlayışlı davranıp, sizin de acemi olduğunuzu anlarlar ve size söz hakkı dahi vermeden, “Davalı vekili söz aldı, biz de takip etmiyoruz dedi” şeklinde beyanı tutanağa geçerler. Bu esnada size bakıyor olurlar. Çünkü siz olur da takip edecekseniz, ona göre zaptı düzeltirler. Takip etmiyorsanız, başınızla uygundur anlamında onaylamanız yetecektir. Büronuzdan “Takip et” şeklinde talimat almışsanız, “Biz takip ediyoruz” diyerek müdahale edebilirsiniz.

Peki davayı ne zaman takip etmelidir?

Davalı vekiliyseniz ve dosyada bilirkişi raporu lehinize gelmişse, davacı da duruşmaya gelmemişse, muhtemelen karar aşaması olacağından, davanın reddi ile kötü niyet tazminatı alabilmeniz için dosyayı müracaata bırakmamanız gerekir.

Sadece lehinize rapor gelen dosyalarda değil,dosya içeriğinde, toplanan tüm delillerle davanın lehinize sonuçlanacağı belliyse, davayı takip etmek, alacağınız vekalet ücreti nedeniyle lehinize olacaktır. Çünkü müracaata bırakılan ve 3 ay içerisinde yenilenmeyen bir dosyada lehinize hükmedilecek vekalet ücreti maktu iken, davanın reddi (lehinize sonuçlanması) halinde nisbi vekalet ücretiSize tavsiyemiz, buna benzer bir dosyada vekil olarak duruşmaya katılacaksanız, işveren avukata, davacı tarafın gelmemesi halinde ne yapmanız gerektiğini (müracaata mı bırakılacak, takip mi edilecek) sorun ki beklenmedik bir sonuç alındığında faturası size kesilmesin…

120690cookie-checkUygulamada avukatlık ve mesleğe yeni başlayanlarca en sık yapılan hata

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*