Avukatlıkta cahil cesareti

Cahil cesaretini bilirsiniz… Yaptığı, yapmayı taahhüt ettiği işin muhtemel sonuçları konusunda fikri olmayan yada beklenen sonucun alınamaması durumunda kaybedecek birşeyi olmayan insaların, aksi özelliklere sahip kişilerce alınmayacak riskleri alması halinde davranışlarına verilen isim.

Peki siz, cahil cesareti olan avukat gördünüz mü?

Biz çok gördük…

Örneğin, müvekkil adayına, davayı %100 kazanma garantisi veren avukatlarda…

Bazı değerler, bilgiler, hukuk fakültesinde öğretilmez. Bunlar, ya tecrübeli insanlardan yada yaşayarak öğrenilir. İkna yeteneği, bir avukat için, hem duruşmada hakime karşı, hem icra müdürlüğünde müdüre karşı, hem ofisinde müvekkiline karşı kullanacağı güçlü bir silahtır. Ancak başarı garantisi vermek, ikna kabiliyetiyle ilgili olmayıp, aksine avukatın cehaletini ortaya koyar. bu yüzden başarılı avukatlar, her zaman için, % 1 ‘de olsa yanılma payından müvekkiline bahseder, ve müvekkili bu risklere karşı da bu şekilde hazırlarlar.

İnsanlar, hukuki problemlerini size anlattıklarında, sizden bu işin %100 lehe sonuçlanacağını duymak isterler. Ancak hiçbir aklı başında avukat, Yüzde yüz kazanma garantisi vermez. Elbette ki işi alabilmek adına yeterli hukuki bilgisini müvekkil adayına sunup onu binlerce avukat arasından kendisini seçmesi için, müvekkil adayıyla avukat arasında bir ikna süreci yaşanacaktır. Ancak müvekkili ikna edebilmek adına % 100 başarı garantisi vermek, bir avukat için, hem meslek kurallarına aykırı, hem de cahilce bir davranıştır.

Avukat istediği kadar iyi olsun, karar mercii değildir. Dolayısı ile, sadece müvekkilini dinleyerek,  karşı tarafın elindekileri  görmeden başarı garantisi vermek, bir avukat için yapılabilecek en büyük hatalardan biridir.

Kimilerine göreyse, cahil cesareti, risk almaktan korkan kişilerin, girişimci insanların başarılarına gölge düşürmek için uydurdukları psikolojik savunma yöntemidir.

Bu görüşe de kısmen katılmak mümkün. Şöyle ki;

Bir avukatın bağımsızlığını ilan edip, kendi bürosunu açarak serbest çalışmaya başlaması, elbette ki cesaret gerektirir. Bu cesareti gösteremeyip, maaşa talim eden ancak bağımsız çalışsa, çok daha fazla kazanabilecek ve çok daha huzurlu çalışabilecek birçok avukat mevcut.

Ancak;

Avukatlık mesleği, deneme yanılma yoluyla öğrenilecek bir meslek değildir. Risk kaldırmaz. Mesleki anlamda yapılacak bir hata nedeniyle dava kaybederseniz, müvekkil gördüğü zararı dönüp sizden talep eder. Alır da…

Bu yüzden ısrarla, en azından birkaç yıl, yoğun iş yükü olan bir hukuk bürosunda çalışıp mesleki kıdeme ulaşmadan, bir avukatın tek başına serbest avukatlık yapmaya kalkması da, medeni cesaret değil,  bildiğiniz “cahil cesareti”dir.

Özetle;

Yarım hoca dinden,

Yarım doktor candan,

Yarım avukat da dondan edermiş…

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*