Çok fazla hukuk fakültesi olması avantaj mı dezavantaj mı?

Uygulamada avukatların, devlet üniversitelerinin yanında açılan onlarca hukuk fakültesinin varlığından rahatsızlık duyduklarını, binlerce hukuk mezunu olduğundan bahsettiklerini gözlemlemekteyiz.

Fakülte sayısının bu kadar çok olması, dolayısı ile çok fazla mezun çıkması kimilerini endişelendiriyor ve bu dezavantaj olarak görülüyor ise de, durum biraz daha detaylı değerlendirildiğinde, bunun düşünüldüğü kadar kötü olmadığı, aksine bir çok avantajının da bulunduğunu söylemek mümkündür bizce…

Şöyle ki;

Öncelikle hukuku, dolayısı ile haklarını bilen ve savunabilen bir toplum haline gelebilme noktasında, ne kadar çok hukukçu, o kadar çok bilinçli insan demektir. (Bilinçsiz hukukçular yok mu dediğinizi duyar gibiyiz. ) Bilinçli yerine “hukuk bilinci olan” da demek mümkün.

hukukfak

Çok fazla hukuk mezunu olması, hepsinin kalifiye olduğunu göstermemektedir. Bunların bir çoğu, daha dava dilekçesi yazmaktan aciz bir şekilde stajını tamamlayıp avukatlık mesleğine başlamaktadırlar. Yine birçoğu, fakültede öğrendikleriyle avukatlık yapabileceklerini düşünüp, bırakın kitap açıp okumayı, güncel mevzuat değişikliklerini bile takip etmezler. Hal böyle olunca da, sizin meslekte rakip olarak gördüğünüz tayfanın çok büyük bir kısmının, ünvanı avukat olmakla birlikte, aslında sizin için zararsız olduklarını görebilirsiniz. Hatta öyle ki, duruşmalarda karşınızda bu zararsız avukatların olacağını düşünürseniz, rakibinizin sizden çok daha güçsüz olduğunu görüp, bunu avantaja çevirmeniz de pekala mümkündür.

Öyle davalar olur ki, avukatın usul hatası veya aldığı davaya hakim olamaması nedeniyle kaybedilirler. Rakip avukat, hukuki bilgiden ne kadar yoksun olursa, dosyada hata yapma ihtimali de o kadar artacaktır. Dolayısı ile işini bilen bir avukatın, karşı taraf vekilinin açıklarından faydalanması da, elbette yapması gereken şey olacaktır.

Çok fazla avukat olunca size iş gelmez diye mi korkuyorsunuz yoksa?

İnsanlar böylesine hak yemeye meyilli, böylesine bencil, böylesine menfaatçi, böylesine hukuk tanımaz olduğu müddetçe, bizde ne dava biter, ne de icra takibi. Dolayısı ile ne kadar çok avukat olursa olsun, işini düzgün yapan bir avukat, bu meslekten her zaman ekmek yiyebilir. Eğer yiyemiyorsa da hatalı yaptığı birşeyler vardır. Bu konuda kendisini sorgulamalıdır. ( Örneğin önceki tavsiyelerimize göz atması bu noktada faydalı olabilir)

Hukuk fakültesi mezununun bol olması, kaliteyi de beraberinde getirir. Belki ortalıkta çok fazla avukat tabelası görürsünüz. Ancak elle gösterilenler, bunların içlerinde kaliteli olanlardır. Mühim olan, işinizin hakkını vererek kendinizi elle göstertebilmenizdir. Siz 20 yılda bunu becerememişseniz, yeni mezun bir avukat bunu kısa sürede becerdiğinde de buna tepki gösterme lüksünüz olamaz. Bu zamana kadar alternatif yokluğundan müvekkil edinmiş avukatların, yeni mezun hukukçulardan rahatsızlık duymalarını anlamak mümkün. Ancak kendisine, bilgisine, insan ilişkilerine güvenen, işini hakkını vererek yapan bir avukatın, ortada çok fazla mezun var diye endişe etmesini gerektirecek bir sıkıntıdan bahsetmek bizce mümkün değildir.

Özellikle vakıf üniversitesi mezunlarının, kendilerini mesleğe pek vermediklerini, almış oldukları avukat etiketinin verdiği havayla zaten bir kaç yıllarını burunları havada geçirdiklerini gözlemlemekteyiz. Bunu, elbette ki hepsi için söylemek, mesleğe kendini verenlere haksızlık olur. Ancak böyleleri, vakıf mezunlarının onda biri bile değildir.

Arama motorlarından, gelen ihtilafı ve buna uygun dava dilekçesini aratıp, kitap, kanun açmadan dilekçe hazırlayan avukat kitlesi oldukça, mezun sayısı milyon olsa da, işini bilen avukat aç kalmaz.

Beğendim(1)Beğenmedim(0)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

eşya depolama