suçluların iadesi

Dolandırıcıların hedefi bu kez avukatlar…

Avukatlar, Avukatlık Kanunu  ve diğer yasal mevzuatlar gereği geniş yetkilerle donatılmış iseler de, bu yetkiler, avukata ciddi anlamda sorumluluklar da yüklemektedir.

Avukatın sorumluluğunu doğurabilecek tehlike, sadece karşı taraftan değil, kimi zaman müvekkilinden de gelebilmektedir. Bu nedenle avukatın tedbirsiz, dikkatsiz davranması, meslekte başına gerek hukuki, gerek cezai anlamda büyük sorunlar açabilmektedir.

Aşağıda anlatacağım olay, gerçekte yaşanmış, her avukatın başına gelebilecek türdendir…

A isimli şahıs, elinde, alacaklı olduğu 100.000 TL bedelli bir kambiyo senedi bulunduğundan, borçlunun da hali vakti oldukça yerinde biri olduğundan bahisle avukata gider ve icra takibi başlatmak için neler gerektiğini sorar. Elinde borçlunun mal varlığını gösterir tapu bilgileri, araç kayıtları da mevcuttur.

Alacak miktarı oldukça yüklü olduğundan,  tahsil kabiliyeti olan dosyaya bugünlerde rastlamanın zor olduğunu bilen avukat, içinden “Kaymaklı iş geldi” diyerek kafasında vekalet ücretinin hesabını yapar ve çaktırmadan ellerini ovuşturur…

Avukat, vekaletname çıkarılması gerektiğini ve bir takım masraflar gerektiğini söyler. A, vekaletname örneğini avukattan alır, “Ben vekaleti ve masrafları hazır edip size getiririm diyerek avukatın bürosundan ayrılır.

A, ertesi gün, vekaletname ve masraflarla birlikte avukata tekrar gelir. Avukat, A’ya vekalet ücret sözleşmesini ve teslim alınan evrakların listesini içerir evrakı imzalattıktan sonra icra takibini başlatır. Borçlu, itiraz dahi etmeden borcu icra dosyasına öder.

Sıra, tahsil edilen paranın alacaklıya ödenmesine gelir. Avukat A’yı arar, alacağın tahsil edildiği müjdesini verir.  Müvekkilinden hesap numarası ister. A, nakit almak istediğini beyan edince, yorulmadan ciddi anlamda vekalet ücreti kazanmış olmamın verdiği rehavetle avukat “Olur” der. Gidip bankadan parayı çeker.

A, avukatın ofisine gelir, çay kahve faslından sonra, sıra alacağı pay etmeye gelir.

10.400,00 TL icra vekalet ücretim, 10.000,00 TL de %10’luk sözleşme vekalet ücretim diyerek 20.400,00 TL’yi keser. A, tahsilatın avukatı çok yormadığını, %10 yerine % 5 sözleşme vekalet ücreti kesmesinin daha adil olacağını söyler. Kısa bir pazarlıkla %8 de mütabık kalırlar.

Velhasıl kelam avukat, uzlaşıldığı oranda vekalet ücreti kesintisini yaptıktan sonra bakiye tutarı A’ya öder. İleride ihtilaf yaşamamak adına da A’ya “………….İcra Müdürlüğü’nün …./………. E. Sayılı dosyasından Alacaklısı olduğum icra dosyası ile ilgili olarak, yapılan …………. TL tutarındaki tahsilattan, vekalet ücreti kesintileri yapıldıktan sonra payıma düşen ……………….. TL’yi elden nakit olarak aldım. İş bu dosyadan şamil olmak üzere Av. …………..’i gayrikabıli rücu ibra ediyorum” yazdırarak A’ya imzalatır.

dolandırıcılık

Avukatımız, 10 gün içinde, sadece icra takibi başlatarak, haciz, satış ve saire uğraşmadan 18.400,00 TL vekalet ücreti kazanmış olmanın verdiği keyifle bürosunda otururken, telefonu çalar. Hiç tanımadığı bir ses: “Avukat bey tahsilatı yapmışsınız benim dosyamda, bana parayı ödemeyi düşünmüyor musunuz?” deyince avukat şaşırır ve yanlış numara olduğunu düşünerek karşısındakine kim olduğunu sorar. Şahıs kendini tanıtır. Takibe konulmak üzere 100.000,00 TL’lik senet ve vekaleti veren kişi olduğunu söyler. Avukat bu duruma anlam veremez. “Ödemeyi yaptım ya kardeşim, ne diyorsun, sen kimsin?” diyerek telefonu kapatır.

Gelen telefona anlam vermeye çalışır, veremez…

Aradan 10 gün geçip, arayan kişiden ses soluk çıkmayınca, olayın kapandığını düşünür ancak bürosuna gelen ödeme emri üzerine asıl şoku yaşar; Avukat hakkında tahsil ettiği paranın ödenmesi için icra takibi başlatılmıştır…

Hemen icra takibine itiraz eder. İtiraz dilekçesinde, tahsil edilen paranın alacaklıya ödendiğini, bu hususta ibraname düzenletilip imzalatıldığını belirtir.

İtiraz üzerine takip durur. Neyse ki savuşturduk tehlikeyi der içinden.

Ardından ikinci şoku yaşar: Karşı taraf, “İtirazın iptali davası” açmıştır. İbranamedeki imzayı inkar etmektedir.

Üçüncü şoku ise, özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından hakkında savcılık şikayeti yapıldığını öğrendiğinde yaşar.

İtirazın iptali davasında, imza örnekleri vermek için gelen davacı asilin, kendisine vekalet veren, senedi getiren, ödeme yaptığı ve ibraname imzalattığı şahıs olmadığını görünce, doğal olarak imzanın davacıya ait çıkmayacağını, argo tabirle “tufaya getirildiğini” anlar…

Savcılığa kapsamlı bir şikayet dilekçesi verir ise de fayda etmez.

Davayı kaybeder,  aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir…

Bu da yetmez, Ağır cezada yargılanır, ceza alır…

Kabus gibi değil mi?

Bahse gireriz, 85.000 avukatın en az yarısını (Belki daha da fazlasını) bu şekilde dolandırabilirsiniz. Dolandıramayacağınız diğer yarısı, ya tanımadığı, referansı olmayan kişilerin işini almayan avukatlardır, ya da vekalet alırken veya ödeme yaparken müvekkilinin kimliğini kontrol edenlerdir. Uygulamada kimlik kontrol eden avukat sayısı da bir elin parmaklarını geçmez muhtemelen…

Çok şanslıysanız, varsa ofisinizin kamera kayıtları ve sair delillerle bu gibi bir durumda kendinizi nadiren aklayabilirsiniz…

Bu hikayeden çıkan sonuç;

Tanımadığınız müvekkill adaylarının işini almayın…

İlla da alacağım diyorsanız, kimliği kontrol etmeniz 10 saniyenizi alacaktır.

Müvekkillere, elden ödeme yapmayın…

Müvekkilin vermiş olduğu hesap bilgileri kendisine ait değilse, banka yolu ile de ödeme yapmayın…

Aman dikkat…

Beğendim(1)Beğenmedim(0)
PaylaşShare on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

3 + 3 =


pendik escort
kartal escort
umraniye escort
Atasehir escort
istanbul escort
pendik escort