Kamu hizmeti imtiyazlarına ilişkin özel düzenlemeler nelerdir?

Yap-İşlet-Devret:

Özel kişi hizmeti kurar, bir süre işletir, bu süre bitiminde tesisleri idareye devreder. Bu, birtakım kamu hizmetleri açısından öngörülen sistemdir. Bu sistem aslında bir finansman modelidir. Yalnızca kamu hizmetleri açısından değil; özel kişiler arasındaki ilişkilerde de bu sistem söz konusu olabilir. Bu model, ilk defa 1984 yılında 3096 sayılı kanunla kabul edilmiştir.

Elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı: 3096 sayılı kanun, Türkiye Elektrik Kurumu dışında özel şirketlerin elektrik sunabilmesine imkân tanıyan bir kanundur. Üretim, iletim, dağıtım ve elektrik enerjisi ticareti hizmetleri açısından TEK dışındaki özel kuruluşların görevlendirilmesi ve onların hizmet sunması söz konusu olmuştur.

Yap-İşlet-Devret modelinde tek bir sözleşme yoktur. Sözleşme süresinin uzunluğu mevcut ya da kurulacak olan üretim iletim ve dağıtım tesisleri için yapılacak yatırım ve bu yatırımın amortisman süresi göz önüne alınarak belirlenir.

Üretim, iletim ve özellikle dağıtım söz konusu olduğunda, bir şirketin görevlendirildiği bölgede faaliyette bulunması açısından o bölgede bulunan ve kamuya ait olan tesislerin bu özel kişiye devredilmesi de mümkündür. Bu da yap-işlet-devret modelinin önemli bir unsuru olan, işletme hakkı devir sözleşmeleriyle söz konusu olur.

Bir taraftan imtiyaza benzer ama zaman zaman (işletme hakkı devir sözleşmeleri söz konusu olduğunda) kamuya ait üretim, iletim, dağıtım tesisleri varsa bunlar özel kişiye kullandırılır. Mülkiyeti devredilemez; ancak işletme hakkı özel kişiye devredilir.

3096 sayılı kanun uyarınca akdedilen sözleşmeler Danıştay tarafından Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmesi olarak değerlendirilmiştir. Bu kanunda sözleşmenin niteliğine ilişkin ya da doğacak uyuşmazlıkların hangi yargı kolunda çözüleceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Ancak bu kanun uyarınca yapılan sözleşmeler kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesinin birçok unsurunu içerdiği için, Danıştay önüne gelen uyuşmazlıkta 3096 sayılı kanun uyarınca akdedilen sözleşmeyi Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmesi olarak nitelendirmiştir.

Otoyollar: 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun’a göre özel şirket ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında bir sözleşme akdedilir. Bu sözleşme en çok 49 yıl sürebilir. Sözleşme süresi sonunda bütün tesisler her türlü borç ve yükümlülükten arî olarak Karayolları Genel Müdürlüğü’ne devredilir. İdareye tek yanlı fesih yetkisi tanınmıştır. Otoyol geçiş ücretleri şirketin talebi üzerine yine idare tarafından belirlenir. Kamulaştırma ihtiyacı ortaya çıktığında özel kişi lehine kamulaştırma yoluna gidilebilir.

Öteki Konular: 1994’te çıkarılan 3996 sayılı Bazı Yatırımların ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile yap-işlet-devret terimi, ilk kez mevzuata girmiştir. 3096 sayılı ve 3465 sayılı kanunlarda da bu modele yer verilmiştir; ancak yap-işlet-devret şeklinde bir isim kullanılmamıştır. Büyük ölçüde imtiyaza benzeyen bu modelde imtiyazdan neredeyse tek fark sözleşmeci şirketin statüsüdür. İmtiyaz yalnızca Türk Anonim Şirketlerine verilebilirken, 3996 sayılı kanun uyarınca öngörülen yap-işlet-devret sözleşmeleri Türk Şirketleriyle yapılabileceği gibi Türkiye’de faaliyette bulunmasına izin verilen yabancı şirketler tarafından da yapılabilir.

Yap-İşlet: Bu usul 4283 sayılı Yap-İşlet modeli, elektrik üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışının düzenlenmesi hakkında kanun ile düzenlenmiştir. Bu model yalnızca elektrik enerjisi üretimi için ve bu üretimin de termik santrallerde yapılması durumunda söz konusu olabilecek bir yöntemdir. Burada, özel kişinin idareyle yaptığı bir anlaşma sonucunda termik santrali kurarak üretim yapması ve üretilen enerjinin de TEDAŞ’a satılması söz konusudur. Bir devretme yoktur. Özel kişi ilgili bakanlıktan izin alarak termik santral kurar. Burada elektrik enerjisi üretir ve enerjiyi bir enerji satış sözleşmesi yaparak TEDAŞ’a satar.

Bu usulde devretme kısmının olmaması şundan kaynaklanır: Termik santral söz konusu olduğu için Termik Santrallerin ekonomik ömrü sınırlıdır.Dolayısıyla işletme süresinin sonunda, aslında devredilecek bir tesis de kalmamaktadır. Bu nedenle “yap- işlet” denilmektedir.

Danıştay, yap- işlet usulünün de imtiyaz sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle daha sonra 4283 sayılı kanunda yapılan değişiklikle bu usulün de özel hukuk hükümlerine tabi olduğu yönünde hüküm getirilmiştir.

Kamu hizmetindeki en önemli unsurlardan biri de hizmetin işletilmesi ve kullanıcılara sunulmasıdır. Ama Danıştay, bu görüşte değildir. İşletme olmadığı halde burada da bir kamu hizmeti imtiyazı olduğunu kabul etmiştir. Oysa işletme söz konusu değilse, orada kamu hizmetinden bahsetmek mümkün değildir. Aksi takdirde idarenin hizmet sunmak için yaptığı her türlü alım ya da yapım sözleşme imtiyazı olarak değerlendirilebilir.

Tek Yanlı İşlem (Ruhsat)

Ruhsat usulünde bir kamu hizmet inin özel kişilerce idarenin vereceği bir izin yani ruhsat ile sunulması söz konusudur. Özel kişiyle idare arasında bir sözleşme yapılmaz. Birtakım hizmetler geleneksel olarak ruhsat usulüyle yerine getirilir. Tipik örnekler; sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri, şehir içi toplu taşımacılık hizmetleri.

Kamu hizmeti ruhsatında hizmetin içeriğine ilişkin idarenin geniş denetim yetkileri vardır. Gerektiğinde ruhsatı kaldırmak da idarenin yetkileri arasındadır; idare verdiği ruhsatı geri alabilir.

Kamu hizmeti ruhsatı farklı isimlerle karşımıza çıkabilir; lisans, izin, ehliyet vb. En çok kullanılan terim lisanstır.

26110cookie-checkKamu hizmeti imtiyazlarına ilişkin özel düzenlemeler nelerdir?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*