fazlamesai

Uygulamada avukatlarca sık yapılan hatalar -2

Davayı lehine sonuçlandıran avukatın, gerekçeli kararda lehine hükmedilen vekalet ücretini görmekten duyacağı keyfe diyecek yoktur.

Mahkemece, kısa kararda, vekalet ücretinin yazılması zorunlu unsurlardan olmayıp, avukat lehine hükmedilen vekalet ücretinin gerekçeli kararla birlikte yazılması mümkündür.

Ancak öyle zamanlar olur ki, mahkemece vekalet ücreti, olması gerekenden düşük hesaplanabilmekte veya gerekçeli kararda vekalet ücretiyle ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığına dahi rastlanabilmektedir.

Bu gibi durumlarda, lehine vekalet ücretine hükmedilen (hükmedilmesi gereken) avukatların, tavzih suretiyle vekalet ücretinin düzeltilmesi talebinde bulundukları gözlemlenmektedir.

Uygulamada, hesaplamayı hatalı yapmış olmanın veya gerekçeli karara vekalet ücreti eklemememiş olmanın mahçubiyeti ile hakimlerin, ek karar düzenlediklerine veya tavzih taleplerini kabul ettiklerine de rastlanmaktadır.

Oysa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. Maddesi uyarınca “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükmünü içermektedir. Dolayısı ile yasanın açık hükmü gereği, tavzih yolu ile böyle borcun genişletilmesi mümkün olmadığından, ne mahkemeden alınacak ek kararla, ne de tavzih yolu ile, kararda hatalı hesaplanan vekalet ücretinin arttırılması, ne de kararda belirtilmeyen vekalet ücretinin karara eklenmesi yasal olarak mümkün değildir.

Problemin çözümü, temyizden geçmektedir.

Kararı veren mahkemenin İş mahkemesi olduğunu varsayalım. Bilindiği üzere, iş mahkemelerinde temyiz süresi de tefhimden itibaren başlamaktadır. Yukarıda, kısa kararda, vekalet ücretinin yazılmasının zorunlu unsurlardan olmadığından bahsetmiş idik. Gerekçeli kararların da çoğu zaman yazılmasının bir ayı bulduğu düşünüldüğünde, kısa karar kendisine tefhim edilen avukatın, gerekçeli kararda vekalet ücretinin eksik hesaplanacağı veya hiç yazılmayacağı bilmesi de doğal olarak kendisinden beklenemeyeceğinden, tefhimle başlayacak 8 günlük temyiz süresi de sona ermiş olacağı düşünülebilir.

Kısa kararda vekalet ücreti bulunmadığı hallerde, gerekçeli kararda vekalet ücretinde hata yapılması halinde, sırf bu nedenle kararın temyizi mümkündür. Karar, tarafların yüzlerine karşı verilmiş olsa bile,  kısa kararda yeralmayan vekalet ücreti yönünden, temyiz süresinin başladığı söylenemez. Tefhimle başlayan sekiz günlük temyiz süresinin geçirildiği hallerde, sadece vekalet ücreti yönünden temyiz denetimi yapılması mümkündür.

Özetle, vekalet ücretindeki hatalar, ancak temyiz suretiyle giderilebileceğinden, tavzih yoluna başvurarak temyiz süresini kaçırmamaya aman dikkat!!

Beğendim(5)Beğenmedim(0)
PaylaşShare on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

3 + 6 =


pendik escort
kartal escort
umraniye escort
Atasehir escort
istanbul escort
pendik escort