Avukatın duruşmalara katılmamasının yargılama vekalet ücretine etkisine ilişkin Yargıtay kararları

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 5’inci maddesine göre, hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarifeler hükümleri ile belirli ücretin tamamına hak kazanır. Avukatın ücrete hak kazanması için dava açıp takip etmesi şart olmayıp, resmi dairelerde uyuşmazlık konusu işi takip etmeyi üzerine alarak takip etmesi dahi avukatlık parası istemine hak verir. Avukatın celselere katılması avukatlık ücretinin verilmesi için ön koşul olmayıp, davayı dilekçeler vermek suretiyle takip etmesi tarifeler uyarınca hak ettiği ücretin tamamını kazanması için yeterlidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde asıl ve birleşen davada davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir. (Y. 11. HD. 30.9.2004, 14338 – 9088)

Davacı 85.612.800 TL. üzerinden dava açmış, mahkemece 53.726.400 TL’nin kabulüne fazla talebin reddine karar verilmiştir. Reddedilen 31.886.400 TL. üzerinden davalı vekili için Avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken duruşmaya gelmediği için takdiren dilekçe yazma ücreti olarak 300.000. TL. vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykın olup bozmayı gerektirir. (Y. 13. HD. 28.3.1996 3742-3026)

Davada haklı çıkan taraf yararına yargılama gideri olarak vekalet ücretine hükmedilebilmesi için, vekilin duruşmalara girmiş olması şart değildir. Yargılama gideri olarak haklı çıkan taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi, diğer tarafın onu vekil tutmak zorunda bırakmış olması olgusundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle vekilin yargılama ile ilgili olarak yazılı yada sözlü (duruşmada) hukuki yardımda bulunduğunun gerçekleşmesi halinde, tarifede yazılı vekalet ücreti takdir edilmelidir. Yargılamada, cevap dilekçesi davalı vekili olan Av. Murat B tarafından düzenlenmiştir. Davalı, davada vekille temsil edilmiş bulunduğundan, adı geçen davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesinde yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. (Y. 11. HD. 4.10.2004, 277 – 9264)

Mahkemece, davanın reddi sonrasında, davalı taraf yararına dilekçe yazım ücreti olan 100 YTL’ye karar verilmiştir. Oysa, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 5. Maddesinde, hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukatın Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı belirtilmiş olup, Tarife’nin 12. Maddesi uyarınca da konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda avukatlık ücretinin Tarife’nin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak belirlenecek bu ücretin, maddede yazılı istisnalar dışmda, Tarife’nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamayacağının düzenlenmiş olması karşısında, davalı taraf yararına Tarife’nin anılan hükümlerine aykırı şekilde vekalet ücreti olarak dilekçe yazım ücreti tayin edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı yararına Tarife hükümleri dikkate alınarak vekalet ücreti tayin edilmek suretiyle hükmün HUMK’un 438/7. Maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. (Y. 11. HD. 10.3.2005, 8347 – 9258)
Beğendim(0)Beğenmedim(0)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

eşya depolama