Davacıların çokluğu halinde yargılama vekalet ücretine ilişkin Yargıtay kararları

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Birden fazla paydaş tarafından tek bir dava açılmış olduğundan, davacılar yararına bir tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması, doğru görülmemiştir. (Y. 18. HD. 14.2.2005, 807 – 671)

Bir davada davalılar müteaddit, savunma sebeplerinin değişik olması halinde davanın reddi dolayısıyla vekille temsil olunan her davalı için ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi, müteaddit davalıların savunmalarının birleşmesi halinde ise tek vekalet ücreti takdir edilerek aralarında paylaştırılması gerekir. Olayda davalıların savunma sebepleri ayrı olmadığından, mahkemece tek vekalet ücreti takdir edilerek bunun davalılar arasında paylaştırılmasını öngören özel daire bozma kararına uyulmayarak yazılı düşünce ve nedenlerle önceki kararda direnilmesi kanuna aykırıdır. (Y. HGK. 23.3.1974, 8/246 – 263)
Davacı Milli Savunma Bakanlığı’na izafeten İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekili Avukat T. Ayan tarafından, davalılar G.Şahin vd. aleyhine 10/10/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

…Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava hazine zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesine aykırı olarak, haklarındaki davanın ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken; her bir davalı yararına ayrı avukatlık ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Ancak, söz konusu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; kararın, HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. (Y. 4. HD. 30.1.2014,2013/3390-2014/1386)

Avukatlık asgari ücret tarifesinin 3/2 maddesinde “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddine, ret sebebi ortak davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her bir ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmü yer almaktadır. Dava konusu olay davalılar yönünden aynı sebepten reddedildiğinden davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. (Y. 9. HD. 22.1.2014, 2011/49285 – 2014/1076)

29.12.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3. maddesinde, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayn ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiş, 7. maddesinde, davanın açılmamış sayılmasına, kanıtların toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada hükmedilmesi durumunda tamamına hükmolunacağı, şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği öngörülmüştür.
İnceleme konusu davada, davanın açılmamış sayılması yönündeki kararın, kanıtların toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önceki aşamada verildiği belirgin bulunmasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu vekil ile temsil olunan davalılar yararına tam avukatlık ücretinin belirlenmesi isabetsiz olduğu gibi, her iki davalı yönünden aynı sebeple açılmamış sayılmasına karar verilmesine karşın davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamak, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. (Y. 10. HD. 20.1.2014, 2013/25492 – 2014/644)
Bir tek davada aynı müddeabihin müteselsilen tahsili müteaddit davalılardan talep edilmesi ve davalılar için müşterek olan bir sebepten dolayı davanın reddolunması muvacehesinde müddeabihte ve davanın ret sebebiyle vahdet bulunduğu, aynı nokta toplanan müdafaanın Mahkemece kabul olunduğu şu suretle davanın reddini temin hususunda davalılar ve vekillerinin müteselsilen mesul bulunan müteaddit hakiki veya hükmi şahıslar aleyhine ikame olunan bir davanın davalılar için müşterek sebepten dolayı reddi halinde müddeabihin kıymet veya miktarı üzerinden bir vekalet ücreti tayin ve takdir olunacağına karar verildi. (Y. İBK. 27.6.1956, 2 -14)
27.6.1956 Tarih, 2/14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesindeki düzenleme, davacıya karşı birlikte sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın, davalılar için müşterek bir sebepten dolayı reddedilmesi halinde, ret kararına dayalı olarak tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gereğini öngördüğü halde, davayı avukat aracılığıyla izleyen ve haklarındaki dava aynı nedenle reddedilen davalılar yararına, yazılı şekilde her davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (Y. 10. HD. 28.3.2006, 12809-3364)

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
PaylaşShare on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

1 + 3 =


pendik escort
kartal escort
umraniye escort
Atasehir escort
istanbul escort
pendik escort