Avukatlıkta ava giderken avlanmak – Avukatlık Anıları

Dolandırıcıların temel taktiklerinden biri de, insanların kolay para kazanma hırsından faydalanmaktır. Bunun için türlü türlü yöntemler geliştirirler. Bu taktikleri, eğitimli – eğitimsiz demeden önlerine çıkan herkes üzerinde denerler. Onlar için herkes, potansiyel kurbandır. Dolayısı ile avukatlar da…

Avukatlık mesleğinde, kimi davaya / icra takibine yıllarca emek verir ancak tek kuruş elde edemezsiniz. Kimi zaman ise “kupon iş” tabir edilen türden bir iş gelir ve belki de 5 yılda kazanabileceğiniz ücreti tek bir dosyadan kazanıverişiniz.

Kupon iş biraz da kısmet işidir. Ne zaman geleceği, hatta gelip gelmeyeceği bilinmez. Kimisine mesleğin başında gelir. Kimisine ise 20 yıl hiç uğramaz.

Bir de kaymaklı kupon işler vardır ki “yeme de yanında yat” cinsinden… Hem rakamlar yüksektir, hem de tahsilat süresi kısadır. Çoğu zaman bu, tahsil kabiliyeti mümkün olan yüklü alacak içeren bir icra dosyası olarak avukatın karşısına çıkar…

Uzun yıllar önce, birlikte aynı hukuk bürosunda çalıştığım bir arkadaşım, bağımsızlığını ilan ederek kendi bürosunu açmıştı. Çalışma hayatında yollarımız ayrılmış olsak da, bağımız hiç kopmadı. Hala çok sık olmasa da,  telefonla görüşür, sohbet eder, fikir alışverişinde bulunuruz.

Sene 2012. Cep telefonum çaldı. Arayan bizim Murat’tı. Önce havadan sudan sohbet ettik. Hal hatır sorma faslından sonra;

-“Patron senden bir ricam var” dedi. (Aslında ben de onun gibi amele avukattım. Bu bizim birbirimize hitap şeklimizdi.)

-Hayrola? Diye sordum.

-“Bir haftalığına bana koltuk çıkar mısın diye soracaktım” dedi.

Ne kadar lazım diye sordum, 10.000 Lira dedi. Söz ama bir haftaya geri ödeyeceğim diye ekledi.

-Daha önce çok para alışverişimiz olduğundan aramızda güven sorunu yoktu. Ancak telaşlı bir şekilde acilen para isteyince, işler mi kötü nedir sıkıntın diye sormadan edemedim.

-Yok patron çok şükür işler iyi gidiyor. Ama kupon bir dosya geldi, onun için lazım” dedi.

-Kupon dosya gelince para da gelir, para niye lazım madem iş geldi ? diye sordum.

-Müsaitsen büroya geleyim, hem bir çayını içerim, anlatırım dedi. Olur dedim, kapattık telefonu.

Yaklaşık bir saat sonra büroya geldi. Biraz sohbetin ardından konuya girdi;

-Dün büroya iki kişi geldi. Ellerinde 600 küsür bin liralık senet ve tapu fotokopileri vardı. İnşaatçı olduklarından bahsettiler. Borçluyla tartıştıklarını, hatta küfürleştiklerini söyleyip icra takibi başlatmak istediklerini söylediler. Kabaca bir hesap yaptım, icra vekalet ücreti yaklaşık 35 bin lira tutuyor. Tahsilatın % 5’ini alırım dedim.

-“Bu adam şimdi bizle inatlaştı. Malları elinden çıkarabilir. İhtiyati haciz kararı almak için ne kadar teminat gerekiyor?” diye sordular. Genelde %15 teminat aradıklarını, yani 90.000 TL teminat gerekeceğini söyledim. Suratları düştü. Biz teminatı ayarlamaya çalışalım deyip gittiler.

Ardından aynı gün yeniden geldiler büroya. Bizim teminatı bulmamız zor görünüyor. Piyasadan çok alacağımız var ama hepsi vadeli. Zamanla da yarışıyoruz. Teminatı şu an denkleme şansımız yok. Teminatı siz ayarlasanız, tahsilattan %5 değil de %15 alsanız olur mu? Diye sordular. Hiç mi paranız yok diye sordum, 12.000 lira ayarlayabileceklerini söylediler. Hatta parayı da yanlarında getirmişlerdi. Hesap yaptım, yaklaşık 3 bini takip için gerekliydi. Geriye 8 bin kalıyordu. Teminat için de 80 bine yakın para gerekiyordu. Bana 500 lira masraf bırakın, şu tapuları bir araştırayım dedim.  Biz sordurduk sıkıntı yok, sadece birinde ipotek var, diğerleri temiz dediler. Bir de ben bakayım deyip masrafı aldım. Arabaya atlayıp Esenyurt, Beylikdüzü ve Büyükçekmece tapuya gittim ve tapu kayıtlarına baktırdım. Dedikleri gibi başka haciz falan da yoktu.

Tahsilattan %25 alırım dedim, pazarlıkla %20’de mütabık kaldık.

Benim yaklaşık 60 bin lira kadar bir birikimim var. 10 bini bizim kayınbederden buldum.Sen de bir 10 ayarlayabilirsen on numara olacak dedi.

Bitti mi diye sordum, bitti dedi.

Bu adamları daha önceden tanıyor musun diye sordum, yok, kapıyı çalıp geldiler dedi.

Peki alacaklıların malı mülkü olup olmadığını biliyor musun? dedim, varmış ama ticaretle uğraştıklarından eş dost üzerine yapmışlar, kendi üzerlerine değilmiş dedi.

Sen her kapıyı çalanın işini alıyor musun dedim. Patron almam biliyorsun. Ama en az 150 bin lira vekalet ücreti söz konusu olunca cazip geldi, yok diyemedim dedi.

Sen kaşınıyorsun bence dedim.

Neden ki diye sordu.

Tut ki teminatı sen yatırdın, ihtiyati haciz kararını aldın, gayrimenkullere haciz koydun.  Ya borçlu imzaya itiraz ederse ve imza borçlunun çıkmazsa? Arada ciranta da yok. %20 kötüniyet tazminatını yer oturursun. Senin teminat da yalan olur. 150 bin kazanacağım derken cebindeki 60’tan da olursun, kaşıkla topladığını kepçe ile dağıtırsın dedim…

Murat, kupon işin yalan olduğunu farkettiğine üzülse mi yoksa parayı kaptırmadan uyandığına sevinse mi bilemedi. Tabi işi de almadı.

Aradan yaklaşık bir yıl geçti. Arayan bizim Murat’tı. Patron sana bomba haberim var dedi, başladı anlatmaya…

Şu geçen sene bana gelen senet vardı ya, o adamlar bizim yan binada avukat bir arkadaşa gitmişler, o da işi almış. Senet patlamış, teminat gitmiş. Teminat karşılığı adamlardan senet almış ama adamların üzerine iğne bile yokmuş. Neyse ki ona götürdükleri senet 150 bin liralıkmış. 20 bin lira gitti ama bana iyi ders oldu diyor..

Bizimkisi birikimini de peşinat yapmış, krediye girip ofisin mülkünü almış. “Ofis senin sayılır” diye gülerek ekliyor…

Kolay para kazanma hırsı işte böyle ava gideni avlatıyor…

ava giden

Beğendim(1)Beğenmedim(0)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

eşya depolama