Davalıların adresi tespit edilemediği durumlarda uygulanacak usule ilişkin HGK

Hukuk Genel Kurulu

Esas No: 2014/810 E.  ,

Karar No: 2016/167 K.

Taraflar arasındaki “ortaklığın giderilmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; …… Sulh Hukuk Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 06.06.2013 gün ve 2013/373 E. 2013/645 K. sayılı kararın incelenmesi….. tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay …. Hukuk Dairesinin 04.11.2013 gün ve 2013/12576 E., 2013/13705 K. sayılı ilamıyla;

(…Dava, ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davacı vekili tarafından tapu kaydında hissedar olarak gözüken bir kısım maliklerin 2 haftalık kesin süre içerisinde adresleri bildirilmediğinden, HMK 119/1-b maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.

HMK’nın 119/2. maddesi dava dilekçesinde eksiklik bulunması durumunda uygulanacak usul kurallarını düzenlemektedir. Dava konusu 26 adet taşınmaz olup bir kısım parsellerde tapu malikinin kimlik bilgilerinin düzeltilmesinin gerekli olduğu, bir kısım ortakların adreslerinin ise verilen sürede tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, tapuda malik olanların adres ve kimlik bilgilerinin nüfus ve tapu müdürlüğünden istenilmesi 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler gözetilerek öncelikle davalıların Mernis’e kayıtlı adresleri araştırılarak buradaki adreslerine tebligat yapılması sağlanmalıdır.

Mernis adresleri bulunamadığı takdirde adres araştırması yapılarak adres tespiti yoluna gidilmeli ve tespit edilecek adreslerine tebligat yapılmalıdır. Tüm bu araştırmalar ile de bir sonuca varılamadığı takdirde davalılara ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmalıdır.

Mahkemece HMK’nın 119/2 maddesinin amir hükmüne aykırı olarak yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş,…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; tarafların ortak murisi ………. intikalen gelen ……..İli Merkez İlçesi ….. 376 ada 1, 377 ada 1, 2, 378 ada 5, 6, 7, 8, 1391 ada 3, 187, 1012 ada 183, 191, 213, 267, 1138 ada 18, 1116 ada 10, 1315 ada 69, 1047 ada 3, 1016 ada 23, 1167 ada 7, 1138 ada 32, 1150 ada 41, 1355 ada 43, 1355 ada 50, 55, 1334 ada 1, 55 ada 37 parsel sayılı taşınmazlarda iştirak halinde malik olduklarını, taşınmazların üzerindeki ortaklığın rızaen giderilemediğinden satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; tapu kayıtlarında malik olarak gözüken hissedarların davacı veya davalı sıfatı ile dava dilekçesinde gösterilmediği, bu kişilerin davaya dahil edilmesi ve adreslerinin bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği ve meşruhatlı davetiye ile tebliğ edildiği, davacı tarafça kesin süre içinde ara kararın gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle HMK 119/1-b maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda başlık kısmında belirtilen yazılı gerekçeyle bozulmuş; Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; paylı mülkiyette ortaklığın giderilmesi istemini içerir dava dilekçesinde, davalıların kimlik ve adres bilgilerine ilişkin HMK 119. maddesine göre eksiklik bulunup bulunmadığı ile dahili dava dilekçesi ile husumet yaygınlaştırılan davalıların kimlik ve adres bilgilerinin, davacı tarafça mı bildirilmesi gerektiği, yoksa mahkemece mi resen araştırılmasının gerektiği, varılacak sonuca göre HMK 119/1-b maddesi uyarınca verilen kesin süre içinde dahili davalıların adres ve kimlik bilgilerinin davacı tarafça bildirilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA,     istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 24.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
PaylaşShare on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

eşya depolama
gaziosmanpaşa evden eve nakliyat
halkalı evden eve nakliyat
bahçelievler evden eve nakliyat
kağıthane evden eve nakliyat
tuzla evden eve nakliyat
ofis taşımacılığı