Müvekkillerin gözünde avukat türleri

Gerek hukuk bilgileri, gerek iş ahlakları, gerekse çalışma tarzları birbirinden farklı 96 bin avukat var…

Avukatları, bir çok farklı açıdan gruplandırmak mümkün. Müvekkillerinin hukuksal sorunlarını çözme görevini üstlenen avukatların, aldıkları işin sonucuna göre, müvekkillerin gözünde 3’e ayrıldığını söyleyebiliriz.

Aldıkları işin sonuçlarına göre

1- İş bitirenler:

Bu gruba giren avukatlar, müvekkillerinin hukuksal sorunlarına, etkin, kalıcı çözümler üretmekte, müvekkillerce  “avukatın hası” olarak nitelendirilmektedirler. Bu tip avukatlar, doğal olarak müvekkillerin en çok görmek istediği avukat tipidir.

Sanığı beraat ettiren, davayı lehe sonuçlandıran, icra dosya alacağını tahsil eden, kiracıyı tahliye eden bu tür avukatların, müvekkilleri veya yakınları tarafından, başarılı geçen bir duruşma sonrası (özellikle tutuklu işlerde tahliye veya beraat kararı çıktığı durumlarda ) adliyede omuzlarda taşındığına  dahi rastlamanız mümkündür…

2- Beceriksizler:

Avukatların, almış oldukları işi, lehe sonuçlandırmayı başaramayınca müvekkillerinden aldıkları ilk ünvan “beceriksiz” olur. Victor Hugo’nun “Kimse senin dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz. Gemiyi limana getirip getirmediğine bakar” sözünde olduğu gibi, avukatın mahkemeye onlarca sayfa dilekçe sunmuş olması, duruşmaları takip etmesi, müvekkilini her aşamada bilgilendirmesi, istenilen sonuç alınamamış ise, müvekkilin gözünde hiç bir anlam ifade etmez.

Müvelkilleri, davayı kısmen kazanan, alacağı kısmen tahsil eden, öngörülenden çok daha az ceza aldıran avukatları da, bu  iş bitiremeyen, beceriksizler grubuna dahil ederler.

Hatta kimi müvekkiller, daha da ileri gidip, avukatı, davayı satmış olmakla dahi suçlarlar.

Bir avukatın, meslek hayatı boyunca girdiği tüm davaları kazanması, başlattığı tüm icra takiplerini tahsille sonuçlandırması mümkün olmadığından, tüm avukatlar, meslek hayatlarının belli dönemlerinde bu gruba  dahil edilirler.

3- Müvekkil bitirenler:  

Bu grup, mesleğin itibarını da ayaklar altına alan, beceriksizlikten öte, müvekillerine ciddi anlamda hak kayıpları yaşatanlardan, çözüm üreteceğine sorun üretenlerden oluşur.

Lafa gelince kendilerine hiç toz kondurmayan fakat boyundan büyük işlere kalkışıp, işi eline yüzüne bulaştıranlardır.

Bu tür avukatlar genellikle özgüveni tavan yapmış, para hırsı uğruna hiç tecrübesi olmadığı halde “hallederiz” edasıyla işe soyunan, işte çuvalladığı ile kalmayıp, müvekkilde de genellikle  ağır maddi hasarlar bırakanlardır.

Müvekkilinin getirdiği, sadece vade, bedel ve borçlu bilgilerini içeren bir senedin lehtar hanesine “hamiline” yazıp, oldukça yüklü miktarda borç içeren senedi kağıt parçasına dönüştüren bir avukatı bu gruba dahil etmek mümkündür.

Açtığı kısmi davada, gelen kök bilirkişi raporunu görüp, ek raporu dahi beklemeden davayı ıslah eden, ardından rapor aleyhe gelince müvekkilini yüklü miktarda vekalet ücreti ödemek zorunda bırakan bir avukat için de aynı şeyi söylemek mümkün…

Avukatlık hayatınız boyunca, tüm müvekkillerinizi memnun edemeyeceğiniz, kimi zaman iş bitiren, kimi zaman da beceriksiz ünvanını alacağınıza şüphe yok.

Müvekkil ve iş seçerek, inanmadığınız, başarı şansı görmediğiniz işleri kabul etmeyerek müvekkillerin  gözünde beceriksizler grubuna girme ihtimalinizi azaltmanız mümkün.

Siz yeter ki müvekkil bitirenlerden olmayın…

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*

Refresh