Soru – Cevap

Taraflar bozmaya uyulmasını istiyorken, mahkeme direnme kararı verebilir mi?

Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine, diğeri aleyhine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka, usule ilişkin kazanılmış hak denir. Hukuk Muhakemeleri Kanununda anılan müesseseye ilişkin açık bir hüküm mevcut olmayıp, Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Bu itibarla, bir ara kararıyla taraflardan biri ...

Devamını »

Borçlar hukukunda "hile"nin tanımı ve unsurları

Kelime anlamı ile hile, aldatma, yanıltma anlamlarına gelmektedir. Borçlar hukuku anlamında hile, belli bazı unsurları barındırması gereken ve ancak bu halde sözleşmenin geçerliliğini etkileyen bir kavramdır (Murat İnceoğlu, Borçlar Hukukunda Doğrudan Temsil, İstanbul 2009, s. 20). Hileden söz edebilmek için şu unsurların bulunması gerekir: 1- Karşı tarafı hataya düşürmeye yönelmiş bir davranış; bir kimsenin kendisi dışında başka birinin davranışından kaynaklanmayan ...

Devamını »

Adli kontrol nedir?

Adli kontrol, tutuklama gibi kişi özgürlüğünü kısıtlayan çok ağır bir koruma tedbirinin öncesinde uygulanan ve kişinin” kaçmasını”, “delil karartmasını” engelleyerek, tutuklama yolunu öncelikle kapatan, yeni bir koruma tedbiridir (CMK 109). Adli kontrol, tutuklamaya nazaran, öncelikle uygulanması gereken bir kurumdur. Yasa koyucu, CMK 101/1 deki düzenlemesinde, tutuklama kararı verilirken, “adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlerin neler ...

Devamını »

Zorla getirme hakkında bilinmesi gerekenler

Zorla getirme müessesiyle amaçlanan, davete rağmen gelmeyen kişinin ikametine kolluk gücü gönderilerek, kişinin, davet edildiği makama kendi isteğiyle, fakat kolluk nezaretiyle gelmesinin teklifi, bu teklife uyulursa, kolluk nezaretinde istenilen makama götürülmesidir. Zorla getirmenin ön koşulu, ikaz içeren davetiye gönderilmesidir. Çağrı yapılmadan zorla getirme kararı verilemez.Kendisine suç yüklenen ve sonuçta ceza yaptırımı ile karşılaşabilecek olan kişinin bu davetten kaçma olasılığı vardır. Davete uymayan ...

Devamını »

Durdurma sonrası yapılan silah araması

Durdurma yetkisinin doğduğu durumlarda, kolluk görevlisi durdurduğu kişi üzerinde silah bulunduğu hususunda “yeterli şüphenin” varlığı halinde, zarar vermesini önlemek amacına yönelik tedbirleri, PVSK 4A/6 ya göre alır, yoklama suretiyle denetleme yapılabilir (Arama Yönetmeliği 14). Yoklama, “arama” olmadığından, yoklama denetimini yapabilmek için, yazılı emir alınması gerekmez. 6638 sayılı yasa ile ( İç Güvenlik Paketi) ile kolluğa durdurma sonrası üst araması yetkisi ...

Devamını »

Önleme araması hakkında bilinmesi gerekenler

Devletin, toplumu tehlikelerden koruma görevi vardır. Eğer somut olgular risk bulunduğunu veya yakın bir tehlikenin oluştuğunu ortaya koyuyorsa, Devletin tedbir alarak, risk veya tehlikenin zararlı bir netice doğurmasını önlemesi gerekir. Örneğin polis gece vakti bir evde duman görürse, kapıyı zorlayarak içeriye girebilir ve tehlikeyi önlemek için gerekli olan tedbirleri uygular (PVSK 20/1). İşte bu nedenle kolluğa gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ...

Devamını »

Müdafinin soruşturma dosyasını incelemesi için vekaletname gerekir mi?

Ceza muhakemesinde kural olarak vekaletname aranmaz. Bir avukatın şüpheli veya sanık adına işlem yapmasının, şüpheli tarafından kabul edilmesi, yeterli sayılmıştır. Ancak, bu kuralın istisnaları bazı vardır: 1-Kanun yoluna başvurudan vazgeçebilmek için, müdafiin bu konuda vekaletnamesinde özel yetkili kılınmış ol­ması gerekir (CMK 266/2). Ancak, böyle bir yetki veril­miş bulunsa dahi, uygulamada şüpheli veya sanıktan yazılı ayrı bir belge alınmak zorundadır. Bu ...

Devamını »

Şüpheliye avukat görevlendirmesi prosedürü

CMK 150 inci maddenin (1) inci fıkrasına göre “Şüpheliden kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli müdafi seçecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.” Şüphelinin çocuk veya malül olduğu durumlarda, zorunlu olarak kanun gereği müdafi görevlendirilir. Müdafi görevlendirmenin zorunlu olduğu haller: 1) Şüpheli veya sanık, cezası ne olursa olsun, her hangi bir suçta müdafi seçecek durumda olmadığını beyan ...

Devamını »

Şüpheli, müdafi seçiminde özgür müdür?

Şüpheli müdafi seçiminde kural olarak özgürdür. Ceza Muhakemesi Kanununun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, “Şüpheli soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir”. Kanuni temsilcisi varsa, o da şüpheliye müdafi seçebilir. Müdafi görevlendirmenin esasları, Baroların kendi iç düzenlemeleri ile belirlenir. Müdafi olarak görev alacak avukat belirlenirken; nöbet usulü veya elektronik ortamda kollukla ve adli makamlarca yapılan bir ...

Devamını »

İhtiyati tedbir kararının icra satışına etkisi nedir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “İhtiyati tedbir kararı” başlıklı 391 inci maddesinin birinci fıkrası “Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun “Satış bedelinin ödenmemesi, ihale farklarının tahsili sureti” ...

Devamını »