Soru – Cevap

Hükmün Tashihi ve Tavzihi Nedir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Hükmün tashihi ve tavzihi başlıklı 304. maddesine göre; MADDE 304 – (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, ...

Devamını »

Zorla getirme hakkında bilinmesi gerekenler

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun çeşitli maddelerinde zorla getirme kararının hangi hallerde verilebileceği belirtilmiştir. Anılan Kanunun 43 üncü maddesinde tanıkların çağrılması, 44 üncü maddesinde bu çağrıya uymayan tanıklar hakkında yapılacak işlemler; bu düzenlemelere paralel şekilde 62 ve 71 inci maddelerinde de bilirkişiler yönünden uygulanacak hükümler bulunmaktadır. Kanunun 145 inci maddesinde ifade ve sorgu için yapılan davetiyeye rağmen gelmeyenlerin zorla getirileceği ...

Devamını »

Hukuk boşluğu ve hakimin hukuk yaratması

Mevcut yasal düzenlemelerin, örf ve adetlerin, doğal olarak doğabilecek tüm hukuki ihtilafları içermesi mümkün değildir. Bu gibi durumlar, “hukuk boşluğu” olarak adlandırılmaktadır. Hukuk boşluğu bulunan durumlarda hakim, kanun koyucu gibi davranarak, tarafların menfaatlerini tespit edip, bunları adaletli bir şekilde tartmak, yüksek yargı kararlarından,  bilimsel görüşlerden yararlanarak, ihtilafı hakkaniyete uygun şekilde çözmekle yükümlüdür. Buna da “hakimin hukuk yaratması”  denilmektedir. Hukuk boşluğu, hakimin ...

Devamını »

İhtiyati tedbir kararına itiraz üzerine verilen kararlara temyiz yolu açık mıdır?

HMK’nun 391/3. ve 394/5. fıkralarında ihtiyati tedbir ile ilgili olarak mülga 1086 sayılı HUMK’nda yer almayan yeni bir hak arama yolu öngörülmüş ve HMK’nun 341. maddesinde “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar”, HMK’nun 362. maddesinde ise “Temyiz edilemeyen kararlar” başlığı altında yer alan düzenlemelerden sözü edilen kanun yolundan maksadın “istinaf” olduğu hususu açıkça hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, HMK’da öngörülen kanun yollarından ...

Devamını »

İhtiyati tedbir hakkında bilinmesi gerekenler

İhtiyati tedbir, geçici hukuki koruma başlığı altında düzenlenmiş olup, bu kavram daha önce doktrinde sıklıkla kullanılmakla birlikte sistematik ve ayrıntılı bir biçimde yasal düzeyde ilk defa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389-406. maddeleri arasında “Geçici Hukuki Korumalar” ana başlığı altında ve iki bölüm halinde düzenlenmiştir. Birinci bölüm “ihtiyati tedbir”, ikincisi ise “delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar” alt başlıkları ...

Devamını »

Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı nedir?

Adil yargılanma hakkı, adaletin “olmazsa olmaz” koşuludur ve medeni usul hukukunda yargılamanın her iki tarafına ait olan bir haktır. Adil bir yargılanma için, hakimin yanlılık, keyfilik ve tutarsızlık çağrıştıran ifade, mantıksal çıkarım, yorum ve açıklamalardan özenle kaçınması gerekir. Hakimin, yorum ve değerlendirmeleri makul olmak (Bkz. AİHM’nin Van Kück v Almanya davası) ve normal bir insanın akıl, mantık ve vicdanını kısmen ...

Devamını »

Dürüstlük ilkesi ve mahkemede doğru söyleme yükümlülüğü nedir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü” başlıklı 29. maddesinde, “Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler.” 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Dürüst davranma” başlıklı 2. maddesinde de, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını ...

Devamını »

Yargılamanın tarafsızlığı ilkesinin tanımı ve unsurları

Bir yargılamada tarafsızlık, önyargılı ve yanlı olmamaktır. Bu husus hem yargılamanın her aşaması hem de hüküm için geçerlidir. Bir mahkemenin tarafsız ve objektif yargılama yapmış ve karar vermiş olması için dayandığı kurallara ve ilkelere kendisinin de uyması gerekir. Tarafsızlık, davanın çözümünü etkileyecek bir önyargı ve peşin hüküm yokluğunu ve hâkimin taraflardan birisinin leh ya da aleyhine davrandığı duygusuna neden olmamasını ...

Devamını »

Hakimin davayı aydınlatma ödevi nedir?

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesine göre; “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” Hakimin davayı aydınlatma ödevi ile doğru ve adil bir hüküm verilmesi, maddi gerçeğin bulunması ve hakkın sahibine teslimi amaçlanmıştır. Davanın temelini oluşturan vakıalar (olgular) ve bu vakıalara dayanarak talep edilen ...

Devamını »

Hakimin resen araştırma yasağı nedir?

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 25. maddesine göre; “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hakim, kendiliğinden delil toplayamaz.” Hâkimin resen (kendiliğinden) delil araştırma yasağı ile anlatılmak istenen, taraflardan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate almak ya da bunları taraflardan birine hatırlatabilecek davranışlarda ...

Devamını »