Gizli Soruşturmacı hakkında bilinmesi gerekenler

Gizli soruşturmacı kavramı hukukumuza ilk olarak 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu 5. maddesi ile ve “gizli görevli” adı ile girmiştir.

Bu Kanunun 5. maddesine göre, suçların soruşturulmasında, diğer tedbirlerin yeterli olmadığının anlaşılması halinde, kamu görevlileri gizli görevli kullanabilmekteydi.

Gizli görevli gerektiğinde, örgüt içine sızarak, gözetlemek, izlemek, örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve suçlarla ilgili diğer delil, iz, eser ve emareleri toplamakla yükümlüdür.

Gizli soruşturmacı kavramı yerine “gizli ajan” veya “gizli araştırıcı” veya “gizli görevli” gibi kavramlar da kullanılmaktadır.

4422 Sayılı Kanunun görüşmeleri sırasında, gizli soruşturmacının tahrikçi ajan olmadığına dair ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.

Tahrikçi ajan suça azmettirdiği halde gizli soruşturmacı bu konumda bir kişi değildir ve görev yaptığı sırada suç işlemeyecektir.

Hukukumuzda gizli soruşturmacı kurumu halen CMK madde 139 ile düzenlenmektedir.

Buna göre, soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka yöntemle delil elde edilememesi halinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir.

Gizli soruşturmacı ancak bir kamu görevlisi olabilir, özel kişilerin gizli soruşturmacı olarak tayin edilmesi mümkün değildir, bu şekilde yararlanılan özel kişiler muhbir olarak adlandırılabilir.

CMK m. 139 uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin olarak verilecek kararların oy birliğiyle alınması gerekmektedir.

İtiraz üzerine bu tedbire karar verilebilmesi için de oy birliği aranır.

Hukukumuzda gizli soruşturmacı görevlendirilmesine aralarında Türk Ceza Kanununda yer alan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188) ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) suçlarının da olduğu toplam beş grup suç bakımından izin verilmiştir.

CMK m. 139/4‘e göre gizli soruşturmacı, faaliyetlerini izlemekle görevlendirildiği örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve bu örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili delilleri toplamakla yükümlüdür.

CMK m. 139/5 hükmüne göre, soruşturmacı görevini yerine getirirken suç işleyemez ve görevlendirildiği örgütün işlemekte olduğu suçlardan sorumlu tutulamaz.

Bu fıkralarda açıkça yer alan örgüt ibaresi karşısında yazarlar, maddede katalog halinde sayılan suçların bireysel olarak işlenmesi halinde gizli soruşturmacı görevlendirilcmeyeceğini ancak örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bunun mümkün olabileceğini belirtmektedirler.

Konu hakkında hüküm barındıran Alman Ceza Muhakemesi Kanununa göre kanunda katalog olarak sayılan suçların işlendiği konusunda yeterli delil bulunması halinde, suçların aydınlatılması amacıyla. polis memurları gizli ajan olarak görevlendirilebilir.

Gizli soruşturmacıdan yararlanmanın gerekçesi olarak, sıklıkla organize suç örgütleri tarafından işlenen suçlarla mücadelenin özel yöntemler gerektirdiği üzerinde durulmaktadır.

Gerçekten de tespitinde olağanüstü herhangi bir zorluğu bulunmayan bireysel suçlarda dahi olağandışı bir delil elde etme yöntemi olan gizli soruşturmacıdan yararlanılması, olağan yöntemlerin kullanılma sıklığını hayli azaltacaktır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaret suçlarında, suçun işlendiğini ortaya çıkarmak amacı ile kamu görevlileri alıcı rolüne girmekte ve failleri suç konusu maddeleri satmaya sevk etmektedir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde satış işlemi sırasında suçüstü yakalanan failler hakkında soruşturma başlatılırken, gizli soruşturmacı kamu görevlileri, görevlerinin gereğini yerine getirdiklerinden bahisle hukuka uygunluk nedeninden yararlanmakta ve fiilleri suç oluşturmadığından ceza soruşturmasına tabi tutulmamaktadır.

Yargıtay gizli soruşturmacı görevlendirilmesi usulünü ve gizli soruşturmacı tarafından yürütülen faaliyetleri denetlemektedir.

Yargıtay usulüne uygun yapılmayan dinlemelerden elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına karar vermektedir.

Ağır suçların söz konusu olduğu ve yargılamanın gerektirdiği hallerde, gizli soruşturmacının tanıklığından yararlanmak gerecektir.

Gizli soruşturmacının bundan kaçınması halinde tedbir alınmak ve duruşmada hazır bulunma hakkına sahip olanların yokluğunda, ses veya görüntüsü değiştirilerek özel ortamlarda dinlenmesi yargılamanın selameti için olduğu kadar gizli soruşturmacının korunması için de gerekli olabilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*